DİPLOMASİ ,TİCARET VE SİVİL TOPLUM ARASINA GÜÇLÜ BİR KÖPRÜ

MÜSİAD Diplomatik.İl Kom.Bşk. Osman Nuri ÖNÜGÖREN

Erken yaşlarda  yurtdışı tecrübesi ve ticaret ile iç İçe olmuş ,eğitim hayatı ve devam eden süreçte başarılı iş insanı kimliği ile günümüzde MÜSİAD diplomatik ilişkiler komisyonu başkanı Sn. Osman Nuri ÖNÜGÖREN ile ticaret ve diplomasi ilişkisini konuştuk.

Söyleşi; Fevzi AKARGÜL

SİVİL-EKONOMİK DİPLOMASİDE AKTİF BİR MÜSİAD

1. İş dünyası temelli  MÜSİAD’ın Ekonomik diplomasinin gelişiminde oynadığı rolü nasıl tanımlarsınız?

 Öncelikle şunu belirtmek isterim, işime başladığım günden itibaren gördüğüm şu ve bunu kolaylıkla söylediğim,MÜSİAD bir STK olarak dünyada eşi bulunmuyor. Görüştüğümüz birçok sivil-diplomatik misyonların görüşleride bu yönde.Klasik iş dünyası olmanın ötesine geçerek sivil ve  ekonomik diplomasi alanında aktif, sahada görünür ,yön gösterici bir aktör haline gelmiş durumda. “Soft power” dediğimiz gücü temsil eden stratejik bir aktöre evrilerek yıllar içerisinde bu dönüşümünü gerçekleştirmiştir.  Diiplomatik ilişkiler komisyonu olarak ; ana misyonlarımızdan bir tanesi Ankara’daki büyükelçilerle, yabancı ülkelerin büyükelçileri ile iletişim ile  bağları güçlendirecek samimi, her koşulda harekete geçebilecek kabiliyette, hazır bir duruma getirmek.İstanbul’da  başkonsoloslukla, yurtdışından gelen diplomatik heyetler, bunların arasında cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ki en yakın zamanda Mısır Başbakan Yardımcısı kurumumuzda ağırladığımız isimlerdendi.Bu ilişkiler, toplantılar,  MÜSİAD’ın ne kadar güvenli bir kurum olduğunu, ticari diplomasiye önem verdiğini gösteriyor. Yıllar içinde bu alanda yapılan çalışmalar giderek artıyor ki MÜSİAD ın bu alandaki açılımlarıbu artışın bir nişanesi 

KÖPRÜ OLARAK MÜSİAD

2. Yürütülen faaliyetlerde, Türkiye’nin dış politika öncelikleri ile iş dünyasının beklentileri nasıl örtüşüyor,karşılıklı etkileşim nasıl kuruluyor? 

Diplomatik İlişkiler Komisyonu olarak ana misyonlarınızdan bir tanesi de Türkiye’nin dış politika vizyonuyla iş dünyasının ticari hedefleri arasında güçlü bir köprü kurmak. Dış politikadaki öncelikleri- gelişmeleri anlık takip ederek  üyelerimizden gelen talepleri, gözlemleri ve yatırım eğilimlerini analiz edebilmek, böylelikle devletimizin diplomatik yönelimine katkı sunarken sahadaki iş dünyasına,  yol göstermek.Kamu ve özel sektör arasında bu çift yönlü ilişki eş güdümü arttırıyor, ortak aklı güçlendiriyor. Etkileşimimiz bu bağlamda ilerliyor ve örtüşüyor. Diplomasi ve diyalog temelli bir yaklaşım içerisinde bu çalışmalarımızı yürütmekteyiz.Üyelerimizden veya karşı ülkelerin yabancı misyonlarından gelen taleplere göre hızlıca,bürokrasiye minimum derecede takılarak programlarımızı gerçekleştirme gayretindeyiz.

“AKTİF BİR SAHA ÇALIŞMASI YAPIYORUZ”

3-Diplomasiyi saha çalışmalarınıza nasıl entegre ediyorsunuz?

Bu anlamda talepleri raporlama süreci ve Türkiye’nin dış politika sentezi ,devamında ise  iş seyahatleri, fuarlar, B2B programları, iş-yatırım forumları programları bulunuyor. En son Etiyopya misyonlarının talebi ile Etiyopya, Türkiye İş Yatırım Forumu düzenledik. 500’e yakın üyelerimiz ile Etiyopya’dan yatırımcılar katıldılar.Karşılıklı taleplere göre gerekli adımları atıyoruz. Yine oldukça önemli Antalya Diplomasi Forumu’da  son 6 ayda herkesin takip ettiği Suriye’nin Cumhurbaşkanı’yla, Dışişleri Bakanı’yla görüşmeler yaptık. Üyelerimizden gelen talep doğrultusunda Şam’da yakın bir sürede iş formu düzenleme hedefimiz var. Bu anlada saha çalışmaları bizler için, üyelerimiz için ve en önemlisi üyelerimiz ile arasında köprü görevi gördüğümüz devletimizin için önemli olduğunu düşünüyoruz.

“STRATEJİK BÖLGELERDE GÜÇLÜ AÇILIM”

4. MÜSİAD’ın ve yurtdışı açılımları bağlamında, bölgelerin stratejik önceliği hakkında neler söylersiniz? 

Dünyamız değişken düzlem üzerine kurulu.Her gün farklı gündemimiz oluyor ama belirlediğimiz stratejik bölge olarak Afrika diyebiliriz.Orta Asya, Körfez ve Avrupa bölgeleri MÜSİAD’ın açılımında özel konumda. Afrika’da “kazan kazan”  ile bugün yaklaşık 25 ülkede temsilciliğimiz  bulunmakta. Orta Asya’da tarihsel-kültürel bağlarımız ekonomik sinerjiye dönüştü.Körfez ülkeleriyle gelişen finans-yatırım ilişkileri MÜSİAD’ı stratejik aktörlüğün pekiştirdi. Avrupa’da Türk diasporasının güçlendirilmesi önceliğimiz oldu. Almanya’da 9 şehirde MÜSİAD ofisi bulunmakla bölgelerdeki temsilciliklerimiz yalnızca iletişim kanalları değil, sahadaki girişimciler için eşleştirici, yönlendirici ve kolaylaştırıcı. Ayrıca Amerika var, Suriye sınır komşumuz ve çok olumlu  gelişmeler var. Bunlar önümüze geldikçe en iyi anlamda üyelerimizle beraber,yönlendirici, bilgilendirici şekilde projelerimizi hayata geçiriyoruz.

“ZİYARETKERİMİZDE FARKIMIZI GÖSTERİYORUZ”

5.Toplu olarak yurtdışına iş seyahatlerinizden bahsedebilir misiniz?

 Elbette, yurtdışına  yatırımcı, iş insanı üyelerimiz ile birçok seyahatlerde bulunuyoruz.En az 50-60 firma ile birlikte katıldığımız ziyaretlerimiz, programlar bulunmakta. IBS, International Business Forum isimli bir iki yılda bir yurt dışında, farklı ülkede yaptığımız toplantılar oluyor örneğin. En son Suudi Arabistan Riyad ziyaretimizi  y 600-700 kişilik üye kadromuz ile gerçekleştirdik. Öncesinde Bakü’ye bir uçak dolusu iş insanımız ile  birlikte katıldık. Şimdi Şam’da gerçekleştireceğimiz programa büyük bir ihtimal yine bu şekilde hazırlıklı gitmeyi planlıyoruz. Özellikle gittiğimiz ülkelerde çok şükür  öyle bir ağırlamıyoruz ki, ülkemizi temsilin gururu ,üyelerimizin firmalarımızı, hem sevindiriyor hem de çok pozitif anlamda yön verici oluyor. Türk iş adamları, yatırımcılarının gelmesi bölgeler için ziyadesi ile heyecan verici oluyor. MÜSİAD gibi önemli bir grup zaten buradaki misyonlarından gerekli bilgiler ile onlara gidiyor. Ona göre de çok güzel projeler ile karşılaşabiliyoruz.

 “GEREKİRSE KAPIYIDA AÇIYORUZ”

6.Yurtdışı yatırımların önünü açmada kurumsal diplomasi nasıl bir işlev görüyor?

 Bir ülkede yatırım düşünüyorsanız veya ortaklık düşünüyorsanız, MÜSİAD projelerimizi gibi programlarla gittiğinizde bir sıfır önde başlamış oluyorsunuz.  MÜSİAD’ın ilk dış ziyaretlerinden olan Afrika’da Sudan’a gidiyorlar. Orada çalışma toplantıları yapıyorlar ve dönünce hemen ne oluyor? Ticarete başlanıyor. Sonra gidiliyor ,yatırımlar yapıyorsunuz ve belli çevreye ulaşıyorsunuz, yatırımlarınızı büyütüyorsunuz. Sonrasında oradan bir yerel ortaklıkla başka bir üçüncü ülkede farklı işlere gidiyorsunuz. MÜSİAD’ın aslında faaliyetleri de bunu gösteriyor, bu amaçla yapılıyor. Amacımız üyelerimize o ortamı oluşturuyoruz. İşte kapıda bir şey var, kapıda şurada diyoruz. Anahtarı bakın üstünde diyoruz. Gerekirse kapıyı da açıyoruz. Geri kalan üyelerimizin, o girişimcilerimizin, iş insanlarımızın becerilerine kalıyor ki onlar da gerekeni yapıyorlar diye düşünüyorum. Bu anlamda biraz önce de bahsettiğim gibi bu pratikler ,kolaylaştırıcı, iş birliğine dayalı bir rol.

“DİPLOMASİDE SÖZ SAHİBİ STK’LAR”

7. Ticaret yönlü bir STK olan MÜSİAD’ın Ülkemizin dış politikalarında etkili olduğunu söyleyebilir miyiz?

MÜSİAD gibi iş dünyası STK’sı ,dernek. Bu sebepten bizim gibi bu tarz ticari diplomasi anlamında faaliyet gösteren veya gösterilebilen  kuruluşlar ülkemizde fazla değil. Dünyada da belki sayılı olduğunu düşünüyorum.Bu durum nereye dayanıyor? Bizim  ülkemizin her şehirde ofisimizin bulunması,  yurt dışında 101 noktada temsilcilik ve ofislerimizin bulunması, 25’e yakın farklı sektörlerde 60.000’in üzerinde üyemizin bulunması. Tabii bu anlamda işimizi kolaylaştırıyor. Tabii günümüz dünyasında sadece devlet aktifliği var. Ama bu konuda da birçok aktörlerinin değil,MÜSİAD gibi STK’larında  dış ilişkilerde rol sahibi olduğu veya olması gerektiği bir düzlemde yaşıyoruz.

“TAMAMLAYICI BİR GÜÇ TEŞKİL EDİYORUZ”

8.Devlet diplomasisinin yanında tamamlayıcı STK’lar ve MÜSİAD bu rolü nasıl daha etkili kullanabilir? 

 İş dünyası temelli STK’lar hem ekonomik ilişki kurmak hem de ülkeler arası güven inşa etmek açısından eşsiz bir potansiyele sahip. MÜSİAD olarak da bizler bu rolü daha kurumsallaştırmak adına, Ticaret ve Yatırım Ajansı gibi bir komisyonlar kurarak bunları hayata geçirdik . Ayrıca kamu diplomasisine de katkı sunacak şekilde kriz anlarında arabuluculuk, yatırımcı yönlendirmesi ve bölgesel ekonomik çözüm üretimi gibi alanlarda sahada aktif olmayı sürdürüyoruz. Diplomatik İlişkiler Komisyonu olarak Anadolu Ekonomi Diplomasisi programı çatısı altında bir program da başlattık. Bu platform ülkemizde görev yapmış diplomatik anlamda yetkilileri ,büyükelçileri,ticaret ateşeleri ile özellikle Anadolu’da girişimcilerimiz ile iletişim ağları oluşturarak daha üretken ,fonksiyonel şekilde devamlılığını sürdürmeyi amaçlamaktayız.

“EKONOMİ ODAKLI SAHA DİPLOMASİSİ”

9.Saha odaklı diplomatik temsilciler ile yatırımcı teması mümkün mü ,avantajları neler olabilir?

Yabancı misyon şefleri ülkemizde görev sürelerini Ankara’da ve İstanbul’da, geçiriyorlar genellikle. Biz bu anlamda  Anadolu’daki  üyelerimize,sahip olduğumuz  Diplomatik İlişkileri nasıl aktarabiliriz İstanbul’un ,Ankara’nın dışında, “Anadolu’daki şubelerimizle, üyelerimizle diplomatik ilişkiler ekseninde nasıl bir sentez yakalayabiliriz” diye düşündük. Diplomatik görevliyi alarak Anadolu’da bir şehrimizde ağırlayıp, hem oradaki kültürel yapıyı,farkındalığı,sanayi iş gücünü anlatıp Türkiye’nin de farklı bölgelerini tanıtımı ile  büyükelçilerin “zihinsel hafızasını” güçlendirecek organizasyonlar gerçekleştirdik. Bu buluşmalar ,fabrika ziyaretlerimiz sırasında birebir ilişkilere, diplomatik ve yatırımcı kanadında ciddi anlamda heyecan ve takdirin yanı sıra çeşitli yatırım fırsatlarına sahne oldu.  Konu bağlamında Nijerya Büyükelçisinin ile Çorum ilimizi ziyaretinde MÜSİAD şubemizde, üyelerimizle bir araya geldi. Devamında önceden Almanya, Çin gibi farklı bir bölgeden ülkesine temin edilen endüstriyel makinaları bu gezimiz ile ekonomik, lojistik açısından avantajlarını fark ederek alım noktasında gerekli talimatlar ile ülkemize yöneldiğini bu ziyaretlerimiz sırasında şahit olduk. Ayrıca Anadolu’yu birlikte gezdiğimiz ,Ankara’da görev süresi dolan büyükelçiler atandıkları ülkelerdeki ofislerimiz ile iletişime geçiyorlar ve temas halinde olmak istiyorlar.

“DİPLOMASİ VE EKONOMİ ARASINDA DİNAMİZM”

10.Anadolu’daki iş dünyasının Uluslararasılaşması hakkında neler söylersiniz?

Biraz önce verdiğimiz misali güçlendirelim Kayseri’ye, Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçisi ile ziyaretimizde girişimcilerimiz, ziyaretin akabinde, Büyükelçinin de desteğiyle,  BAE ‘de, randevular oluşturup, 35 üye ile  Kayseri’den çıkıp, işte, BAE’ ne, sahada ziyaretlerde bulunup, toplantılar ile  şirket kurup, ticaretini geliştirerek, yatırımlar yaparak geri döndüler. Bu programlar ticari münasebetleri arttırılması ile diplomasi ve ekonomik alan arasındaki ilişkiyi daha dinamik hale getirmektedir.