BOZKIR’IN BİLGELİĞİNDEN DİPLOMASİNİN MİMARINA: AKSAKALLAR KONSEYİ

Türk siyasi geleneğinde “aksakal”; hikmeti, tecrübeyi, toplumsal rehberliği bir arada barındıran, kriz anlarında topluma yön veren kimliği ifade eder. Yaşın ilerlemesinden çok olgunluğu, adalet duygusunu ve toplum nezdindeki itibarı esas alan anlayış, Türk halklarının pek çoğunda -Kırgız kültüründen Anadolu’ya- ortak referans noktası olmuştur. Bugün bu kadim değer, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çatısı altında son derece somut ve işlevsel bir kuruma dönüşmüş durumda günümüzde: Aksakallar Konseyi. Üye devletlerin birer temsilciyle eşit ağırlıkta yer aldığı yapı, teşkilatın daimî istişare organı olarak çalışıyor, devletlerin ya da milletin stratejik darboğazla karşılaştığı anlarda âdeta “üst akıl” işlevi görüyor. Konsey’in ürettiği tavsiye kararları hukuken bağlayıcı olmasa da, üst mercilere resmî protokoller hâlinde sunulan güçlü, yönlendirici ağırlık taşıyor. Bu yönüyle Aksakallar Konseyi, sözlü gelenekten kurumsal diplomasi mekanizmasına uzanan, dünya siyaset tarihinde nadir rastlanan dönüşüm örneği olarak dikkat çekiyor; çoğu toplumda “yaşlıların bilgeliği” yerel ölçekte kalırken, Türk dünyasında uluslararası bir örgütün resmî organına evrilebilmiştir. Yazımızda, kurumun bozkır geleneğinden bugüne uzanan yolculuğunu ve TDT bünyesindeki güncel işleyişini ele alıyoruz.


Fevzi Akargül / İstanbul 



Bin yılı aşkın bir istişare kültürü, bugün beş kıtaya yayılan Türk coğrafyasında yılda iki kez toplanan, resmî bir diplomasi organına dönüştü: Aksakallar Konseyi.


Almatı’da 22 Haziran 2026’da toplanan Konsey, 34 harften oluşan Ortak Türk Alfabesi’nde mutabakat sağlarken, yapay zekâ çağı için “Büyük Türk Dil Modeli” vizyonunu da masaya yatırdı.

TOY’DAN KURULTAY’A: BOSKIRIN İSTİŞARE MİRASI 

Aksakallık kurumunun kökleri, Proto-Türk devletlerindeki Toy, Kurultay- Kengeş gibi meclislere kadar uzanıyor. Hun İmparatorluğu’ndan itibaren müşahede edilen bu meclis yapıları, hükümdardan sonra en nüfuzlu karar mercii olarak işlev görmüş; toplumsal refahı korumak, stratejik hatalardan kaçınmak amacıyla, dönemin tecrübe birikimine sahip akil şahsiyetlerin görüşüne başvurma geleneğini kurumsallaştırmıştı. Selçuklu döneminde  istişare kültürü Nizamülmülk gibi devlet adamlarının şahsında somutlaşırken, Osmanlı’da Divan-ı Hümayun’un işleyişinde varlığını sürdürdü. Türk mitolojisinde Dede Korkut’un bilge-koca tipolojisi, “ak sakallı” figürünün toplumsal meşruiyetin taşıyıcısı olarak nasıl konumlandığının en belirgin örneklerinden biridir. Sosyolog Ziya Gökalp’in “ak” ve “kara” ayrımında da “ak” renginin bilgeliği, kıdemi, toplumsal itibarı simgelediği görülür; Aksakallar Konseyi’ndeki “ak” sıfatı,  bu manevi kutsallığın modern yansımasıdır. Aksakallık, yalnızca hitap biçimi değil; Türk devlet felsefesinde nesilden nesile aktarılan, “töre”nin -yani adalet, toplumsal fayda eşitlik ilkelerinin- korunmasına hizmet eden bir danışma kültürünün adıdır. Yusuf Akçura’nın yüzyıl önce dile getirdiği, Türk topluluklarını sahte üst kimlik yerine ortak töre ve danışma kültürü etrafında birleştirme fikri  bugün Aksakallar Konseyi’nin işleyişinde somut karşılık buluyor. Kutadgu Bilig’de vurgulanan bu töre anlayışı, adalet ve toplumsal fayda ilkeleri üzerine kurulu bir denetim mekanizması olarak, aksakalların siyasi iktidara karşı üstlendiği rehberlik görevinin hukuki zeminini oluşturur.


BAĞIMSIZLIKTAN KURUMSALLAŞMAYA : NAHÇIVAN’IN MİRASI 

Modern Aksakallar Konseyi’nin hikâyesi, 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla açılan yeni bir jeopolitik sayfayla başlıyor. Bağımsızlığını yeni kazanan Türk cumhuriyetleri ile Türkiye arasında yapısal koordinasyon ihtiyacı doğunca, 1992 yılında Ankara’da ilk “Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi” toplandı. Böylece “zirveler diplomasisi” adı verilen sürecin temelleri atıldı. Bu gelenek, on yedi yıl süren olgunlaşma döneminin ardından 3 Ekim 2009’da Nahçıvan’da imzalanan kurucu anlaşmayla hukuki  çerçeveye kavuştu. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın imzasını taşıyan anlaşmayla “Türk Dili Konuşan Ülkeler İş Birliği Konseyi” -kamuoyunda bilinen adıyla Türk Konseyi- resmen kuruldu; anlaşma, 17 Kasım 2010’da yürürlüğe girdi. Teşkilat; Devlet Başkanları Konseyi, Dışişleri Bakanları Konseyi, Kıdemli Memurlar Komitesi, merkezi İstanbul’da bulunan Sekretarya ve Aksakallar Konseyi olmak üzere beş temel organ üzerine inşa edildi. Konsey’in ilk resmî oturumu Aralık 2010’da Astana’da gerçekleşti; bunu izleyen yıllarda İstanbul, Bakü, İzmir, Bişkek, Eskişehir, Almatı ve Gebele gibi şehirlerde düzenli aralıklarla toplantılar yapıldı ve her oturumda kültür, tarih, dil ve ekonomik iş birliği alanlarında somut tavsiye kararları üretildi. Bu kurumsallaşma sürecine paralel olarak TÜRKSOY (1993) ve Türk Akademisi (2012) gibi ihtisas kuruluşları da hayata geçirilmiş, böylece iş birliği kültür, dil ve bilim alanlarına yayılmıştır. 2021’de teşkilatın adı Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirildiğinde, Aksakallar Konseyi de yönetmeliğinin yenilenmesiyle birlikte yeni, daha etkin  operasyonel kimliğe kavuştu. 21 Aralık 1991’de imzalanan Alma-Ata Deklarasyonu, bu çok boyutlu entegrasyon sürecinin tarihî başlangıç noktası olarak kabul edilir.


ÜYE DEVLETLER VE YENİ KİMLİK 

İstanbul’da 12 Kasım 2021’de düzenlenen 8. Zirve, Konsey için gerçek bir dönüm noktası oldu. Zirvede Konsey başkanlığına, Türkiye’nin 27. Başbakanı ve TBMM’nin 28. Başkanı Binali Yıldırım, “Türkiye Aksakalı” sıfatıyla atandı. Güncel yönetmeliğe göre başkanlık görevi dört yıllığına yürütülüyor ve sürenin sonunda üye ülkeler arasında alfabetik sırayla el değiştiriyor; düzenleme, kadim aksakallık geleneğini eşitlik ilkesiyle modern diplomasi teamüllerini bir araya getiriyor. Konsey bugün Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın birer temsilcisiyle çalışıyor; Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise gözlemci sıfatıyla toplantılara katılıyor. Nitekim KKTC, Mayıs 2025’te ev sahibi sıfatıyla Girne’deki 17. toplantıya, en son da Haziran 2026’daki 19. toplantıya iştirak ederek Türk dünyasıyla kurumsal bağını her geçen yıl pekiştirmiştir. Toplantılar mutat olarak yılda iki kez, ev sahibi ülkenin devlet başkanı himayesinde gerçekleştiriliyor; Konsey’de üretilen stratejik öneriler resmî protokollere dönüştürülerek üye devletlerin ulusal dillerinde ve İngilizce olarak Sekretarya aracılığıyla dağıtılıyor. Haziran 2026 itibarıyla Konsey’de her bir aksakal, kendi ülkesinin devlet tecrübesini Konsey’in ortak müzakere masasına taşıyor. Bu kurumsal mimari, Türk dünyasının otuz yılı aşkın bir sürede basit bir zirveler geleneğinden, tam teşekküllü bir uluslararası örgüte evrildiğinin somut kanıtı niteliğinde. Bu isim çeşitliliği, Konsey’in yalnızca sembolik değil, fiilen tecrübeli devlet adamlarından oluşan işlevsel bir yapı olduğunu da gözler önüne seriyor.


ORTAK ALFABEDEN YAPAY ZEKAYA 

Konsey’in gündemi, kültürel mirası korumakla sınırlı kalmıyor elbette; geleceğe dönük somut projelere imza atıyor. Ortak Türk Alfabesi, Ortak Türk Tarihi ders kitaplarının hazırlanması, öğrenci-akademisyen hareketliliğini artıran Orhun Süreci, Dünya Göçebe Oyunları, ekonomik entegrasyonun anahtarı sayılan Türk Yatırım Fonu ve Orta Koridor (Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru) projeleri, uzun süredir Konsey’in stratejik ajandasının başında. Bu vizyon, geçtiğimiz aylarda son derece önemli bir aşama kaydetti: 22 Haziran 2026’da Almatı’da toplanan 19. Aksakallar Konseyi Toplantısı’nda, Türk Akademisi’nin yürüttüğü uzun soluklu çalışmalar sonucunda 34 harften oluşan Ortak Türk Alfabesi üzerinde geniş mutabakata varıldı ; bu gelişme, 1926’daki Bakü Türkoloji Kongresi’nin yüzüncü yılına denk gelmesiyle ayrı simgesel anlam kazandı. Aynı toplantıda Konsey, yapay zekâ çağında Türk dillerinin korunmasını hedefleyen “Büyük Türk Dil Modeli” fikrini gündeme taşıdı; ayrıca “Türk Dünyası Aksakallar Ödülleri”nin ihdas edilmesi, gençlere yönelik “Model Türk Devletleri Teşkilatı” programı ve “Türk Dünyası Akil İnsanlar Platformu” kurulması önerildi. Geçmiş kararların hayata geçirilmesi titizlikle takip ediliyor: ortaokul öğrencileri için hazırlanan “Ortak Türk Tarihi” ders kitabı programı, üye ülkelerin diasporalarına yönelik bölgesel merkezlerin tesisi, Konsey’in yıllar içinde somutlaştırdığı projeler arasında. Bu süreklilik, Konsey’in söylemden çok icraata dayalı kurum kimliği inşa ettiğinin en güçlü kanıtı. Bütün bu gelişmeler, Konsey’in dijital çağın-değişen güvenlik ortamının gereksinimlerini  kararlılıkla gündemine aldığını gösteriyor.

 

BÖLGESEL KRİZLERDE TDT VE AKSAKALLAR  

 Salt kültürel  danışma kurulu olmanın ötesinde, başta TDT olmak üzere Aksakallar Konseyi,  belirgin siyasi duruş sergiliyor. Konsey Başkanı Binali Yıldırım, geçmiş toplantılarda KKTC’nin uluslararası izolasyonunu “meşru hakların gasbı” olarak nitelendirerek Kıbrıs Türklerinin Türk dünyasının ayrılmaz  parçası olduğunu vurgulayarak ; bu tutum, Konsey’in milli davalarda üstlendiği “siyasi kalkan” rolünün açık göstergesi olarak yorumlanmıştı. Benzer şekilde Orta Koridor projesi de Yıldırım tarafından yalnızca ulaştırma hattı değil, bölgeye istikrar-refah getirecek “barış projesi” olarak tanımlanıyor. Bu tür kurumsal yapılar, dünya diplomasi tarihinde  tek örnek değil. Nelson Mandela’nın 2007’de kurduğu ve aralarında Desmond Tutu, Jimmy Carter, Mary Robinson gibi isimlerin bulunduğu “The Elders” (Yaşlılar) topluluğu benzer “bilgelik diplomasisi” mantığıyla hareket ediyor. Ancak iki yapı arasında temel fark: The Elders hükümetlerden bağımsız sivil toplum girişimiyken, Aksakallar Konseyi doğrudan hükümetlerarası teşkilatın resmî organı olarak işliyor, kararlarını protokoller hâlinde devlet başkanlarına ulaştırıyor. Bu ayrım, Türk dünyasının kadim bilgelik geleneğini modern uluslararası ilişkiler sistemine ne denli özgün biçimde eklemlediğini gösteriyor. Dağlık Karabağ’da elde edilen zaferin ardından ortaya çıkan yeni jeopolitik tabloda Konsey, üye devletler arasında siyasi-stratejik eşgüdüm zemini oluşturarak “üst akıl” fonksiyonunu  fiilen sınadı. Böylece Aksakallar Konseyi, hem sembolik  bilgelik makamı hem de gerektiğinde somut siyasi sonuçlar doğurabilen danışma merciine dönüşmüş durumda.


GELENEKTEN ELECEĞE BAKIŞ : İSİTİŞARE DİPLOMASİSİ

Aksakallar Konseyi’nin önündeki en büyük fırsat, “Türk Dünyası 2040 Vizyonu” ve “TDT 2022-2026 Stratejisi” belgelerinde çizilen rotayı somut adımlara dönüştürmek. Bu belgeler, üye devletler arasındaki ilişkiyi basit iş birliğinden kademeli bütünleşmeye taşımayı hedefliyor; Konsey dönüşüm sürecinde fikir üreten, güven inşa eden köprü işlevi görüyor. Gelecek dönemde Konsey’in etkisini daha  da artırabilmesi için üç eksende ilerlemesi önem taşıyor: sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla temasın derinleştirilmesi; nitekim Konsey Tüzüğü’nde  bu kesimlerin katılımıyla çalışma grupları oluşturulması hedefleniyor. İkinci eksen, dijitalleşme, yapay zekâ alanındaki girişimlerin -Büyük Türk Dil Modeli örneğinde olduğu gibi- somut çıktılara dönüştürülmesi; üçüncüsü ise bölgesel krizlerde arabuluculuk kapasitesinin güçlendirilmesi. Türk dünyasının 170 milyonu aşan nüfusu düşünüldüğünde, Aksakallar Konseyi’nin üstlendiği misyon yalnızca sembolik mirası yaşatmakla sınırlı kalmıyor elbette; çok kutuplu hâle gelen küresel düzende ortak sesin, ortak  geleceğin inşasına  katkı sunuyor. 2027’de Kırgızistan’da yapılması planlanan 20. toplantı, bu birikimin yeni aşamasını temsil edecek. Bakıldığında Aksakallar Konseyi, geçmişin ‘’hikmetini’’ bugünün diplomasisine taşıyan, geleceğin Türk dünyasını şekillendirecek sabırlı ve  kararlı aktör olmaya devam edecek gibi. Bu mirasın geleceği, bugünün aksakallarının yarının gençlerine bıraktığı ortak akıl birikiminin ne ölçüde canlı tutulabileceğine bağlı olacak.



KAYNAKÇA

Ünal, A. A. ve Sarıdağ, N. B. (2026). Türk devlet hayatına karar verici kanaat önderleri aksakallar. Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 13(49), 221-250.

Türk Devletleri Teşkilatı. (2014, 17 Nisan). 3 Ekim 2009 Nahçıvan Antlaşması. turkicstates.org

Türk Devletleri Teşkilatı. Organizasyon Şeması. turkicstates.org/tr/organizasyon-semasi

TDT Aksakallar Konseyi Toplantısı, Kazakistan’da yapıldı: KKTC’den Oktay Öksüzoğlu katıldı. (2026, Haziran). Kıbrıs Gazetesi.

TDT Aksakallar Konseyi Toplantısı’nda “Büyük Türk Dil Modeli” vizyonu öne çıktı. (2026, Haziran). Haberler.com.

Öksüzoğlu attends 19th Meeting of Council of Elders of OTS. (2026, Haziran). KKTC Enformasyon Dairesi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk Konseyimizin adı artık Türk Devletleri Teşkilatı’dır. İletişim Başkanlığı.

The Elders (organization). Wikipedia.

Who we are. The Elders. theelders.org/who-we-are