BALTIK PERSPEKTİFİNDEN TÜRKİYE

Türkiye ile Estonya, 101 yıllık dostluğunu dijital dönüşüm, savunma sanayii, kültürel etkileşim ve gençlik projeleriyle geleceğe taşıyor. Estonya Büyükelçimiz Sn. Başak TÜRKOĞLU ile iki ülke arasındaki tarihi bağların bugünkü stratejik iş birlikleriyle nasıl güçlendiğini ve karşılıklı anlayışın insan odaklı diplomasiyle nasıl pekiştirildiğini konuştuk.

Söyleşi:Fevzi AKARGÜL

1.Baltık Perspektifiyle Türkiye–Estonya İlişkileri

Estonya, Baltık bölgesinde dijitalleşme ve güvenlik odaklı politikalarıyla dikkat çeken bir ülke. Türkiye ile Estonya arasındaki ilişkilerin mevcut düzeyini ve geleceğe yönelik potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Türkiye ve Estonya arasındaki güçlü bağlar bundan tam 101 yıl önce 1924 yılında imzalanan “Dostluk Anlaşması”na uzanıyor. 1935 yılında Tallin’de açılan ilk Büyükelçiliğimiz Estonya’nın Sovyetler Birliği tarafından işgal edildiği 1940 yılında kapanana kadar Tallin’de kain 8 Büyükelçilikten biri olarak faaliyet göstermiş. Ülkemizin Estonya’nın 1944 yılında Sovyetler Birliği tarafından ilhakını tanımamış olması Eston halkının kalbinde yer etmiş. 

1991 yılında yeniden bağımsızlığına kavuşması üzerine ülkelerimiz arasında diplomatik ilişkilerin tekrar tesis edilmesiyle ilişkilerimiz siyasi, iktisadi, kültürel ve özellikle turizm alanlarında istikrarlı biçimde gelişmeye başlamıştır. Geçtiğimiz yıl Türkiye ve Estonya arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yıldönümünü vatandaşlarımız ve Eston dostlarımızla birlikte kutladık. İki ülke ilişkilerindeki mevcut güçlü zemin, dijitalleşme, savunma sanayii gibi alanlar da dahil olmak üzere işbirliğimizi çeşitlendirerek gelecekte daha ileriye taşıyacaktır.

2. Dijital Dönüşüm ve Ortaklık Alanları

Estonya dijital devlet altyapısıyla dünyada öne çıkan örnek ülkelerden biri. Türkiye ile dijitalleşme, e-devlet ya da teknolojik iş birlikleri alanlarında sizce nasıl bir etkileşim potansiyeli bulunuyor? 

Estonya dijital dönüşümü öncelikli hedef olarak belirlemiş bir ülke. Estonya’da halihazırda kamu hizmetlerinin tamamını (evlenmek, boşanmak, her türlü satış, noter ve tapu işlemleri vb) dijital olarak gerçekleştirmek mümkün. Ülkemizde de dijitalleşme son yıllarda büyük ivme kazandı ve bu konuda önemli çalışmalar yürütülüyor.

Her iki ülkede de kamu, özel sektör ve üniversiteler tarafından ilgi gören bilgi ve iletişim teknolojileri, siber güvenlik ve yapay zeka gibi alanlar işbirliği potansiyeli taşıyan öncelikli sektörler arasında yer alıyor. Karşılıklı temasların verimli projelere dönüşüp, güzel sonuçlar vermesi önemli. Ülkede IT sektöründe çalışmakta olan vatandaşlarımızın ve Türk start-up’ların sayısı her geçen gün artıyor.

3. Kültürel Diplomasi ve Halklar Arası Diyalog

Estonya’da Türk kültürüne olan ilgi ve kültürel etkileşim nasıl bir seyir izliyor? Tallin Büyükelçiliği olarak yürüttüğünüz kültürel çalışmaların bu ilgiye katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Estonya’da Türk kültürüne yakın bir ilgi var. Bu ilgiyi sinemadan müziğe, dil öğreniminden gastronomiye kadar geniş bir yelpazede artırmaya çalışıyoruz. Estonya’da düzenlenen çeşitli film ve müzik festivallerinde, spor müsabakalarında ülkemiz başarıyla temsil ediliyor. Dünyaca ünlü piyanistlerimiz, sopranolarımız yakın zamanda konserler verdiler.

Tallin Üniversitesi’nde görevli okutmanımız tarafından verilen Türkçe derslerini takip edenlerin ya Türkiye ile bağları ya da ülkemize ilgileri var. Bu derslerde sadece dilimiz değil kültürümüz ve hayat tarzımız da aktarılıyor.

Türk Mutfağı Haftası, Dünya Kahvaltı Günü, yemek atölyesi gibi etkinliklerle basın mensupları, blog yazarları, sosyal medya temsilcilerine yönelik tanıtımlar yapıyoruz. Tallin Kahve Festivali ve çeşitli kermeslerde açtığımız ülke standlarıyla Eston halkına doğrudan Türk lezzetlerini tatma imkanı sunuyoruz.

Özellikle, okullarda Eston öğrencilerle bir araya gelerek onlara Türkiye’yi ve kültürümüzü tanıtmaya büyük önem veriyorum. Her yaş ve sınıftan öğrenciye ulaşmaya çalışıyoruz. Türk öğrencileri Büyükelçiliğimiz bir araya getirdiğinde, beraberlerindeki Eston arkadaşlarına da kapılarımızı açıyoruz.

Estonya’da hemen hemen herkes hayatında en az bir kere tatilini Türkiye’de geçirmiş denebilir. Deniz, kum, güneş tatilinin ötesinde ülkemizin zengin tarihi ve kültürel dokusunu tanıtmaya, Estonya’daki görünürlüğünü artırmaya, toplumlarımız arasında sevgi, saygı ve anlayışa dayalı etkileşimi güçlendirmeye özen gösteriyoruz.

4. Bölgesel Güvenlik ve Dayanışma Perspektifi

Estonya’nın NATO ve AB içerisindeki konumu ve Türkiye ilişkilerini nasıl değerlendirirsiniz?

Estonya 2004 yılından bu yana Avrupa Birliği ve NATO’ya üye. NATO’yu Avrupa güvenliğinin mihenk taşı olarak görmekte. Estonya’daki Amari Hava Üssü’nden 2026 yılında NATO Baltık Hava Polisliği Misyonu’nu ifa edeceğiz. Bu durum, Baltık bölgesinin ve Avrupa’nın güvenliğinde Türkiye’nin oynadığı rol ve Estonya ile müttefiklik ilişkilerimizin ulaştığı seviyenin en somut göstergelerinden biridir.

Kısacası, Estonya’nın gözünde Türkiye önemli ve güçlü bir müttefik.

Türkiye ve Estonya’nın güvenlik ve stratejik noktada işbirlikleri neler ?

2023 yılında Estonya’nın ülkemizden 4×4 ve 6×6 zırhlı muharebe aracı tedarikine ilişkin anlaşmalar imzalanması, 2024 Mayıs ayında Türkiye-Estonya Savunma Sanayii İşbirliği Toplantısı’nın ilkinin düzenlenmesi ve Askeri Ataşeliğimizin 2024 Eylül’ünde Tallin’de faaliyete geçmesi son dönemde askeri ve savunma alanında yaşanan önemli gelişmeler.Türk Yıldızları’nın 23 Haziran’da Parnu şehrinde düzenlenen Estonya Zafer Günü kutlamaları kapsamında gerçekleştirdiği gösteri uçuşu da Eston halkı tarafından büyük bir ilgi ve coşkuyla izlendi. Aralarında Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Parlamento Başkanı gibi üst düzey sivil ve askeri yetkililerin de yer aldığı binlerce kişi disiplin, cesaret ve uyumu temsil eden Türk Yıldızları’nı izlemek için Parnu sahiline akın etti. 

5. Gençlerle Etkileşim ve Diplomasi Bilinci

Estonyalı gençlerle ya da orada eğitim gören Türk gençlerle temaslarınız oluyor mu? Sizce gençlerin iki ülke arasında köprü kurma potansiyeli nasıl değerlendirilmeli?

Hem Eston hem Estonya’da eğitim gören Türk gençleriyle bir araya geliyoruz. Diplomasi insanların zihinlerine ve kalplerine ulaşabilme yeteneği ve sorunları oluşmadan önleme veya çatışmaya varmadan çözme sanatıdır. Bu boyutta gençlerin rolünün son derece önemli olduğuna inanıyorum.

Gençlerimiz genellikle değişim, eğitim ve gençlik programları kapsamında Estonya’ya geliyorlar. Burada Eston akranlarıyla güçlü dostluklar kuruyorlar. Bu bağlarla hem ülkemizin ve kültürümüzün tanıtımına katkı sağlıyor, hem ev sahibi olan genç nesillerin önyargısız şekilde ülkemizi anlamalarına yardımcı oluyorlar.

Türk öğrencilerle çeşitli kereler toplanarak, sorunları varsa dinleyip çözmeye, burada yalnız olmadıklarını hissettirmeye çalışıyor, Büyükelçiliğimizi evleri gibi görmelerini arzuluyoruz. 

Aynı şekilde anaokulundan üniversiteye her yaştan Eston öğrencilerle de bir araya gelmeye önem veriyorum. Ülkemizi ziyaret eden veya ülkemizi bizlerden dinleyen Eston gençler de toplumumuzu ve kültürümüzü yakından tanıyarak karşılıklı anlayışın gelişmesine katkı sağlıyorlar. Bu nedenle Türk ve Eston gençlerin kültür, eğitim ve bilim gibi alanlarda birlikte çalışabilecekleri ortak projelerin desteklenmesinin iki ülke arasındaki insani bağların güçlendirilmesi için faydalı olduğunu düşünüyorum.

6. Genç Diplomasi Adaylarına İlham Mesajınız

Sizce iyi bir diplomatı farklı kılan temel özellikler nelerdir? Bu alanda kendini geliştirmek isteyen gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

İyi bir diplomatın, tarih ve hukuk bilgisi sağlam, kendini yetiştirmeye ve yeni şeyler öğrenmeye açık, yaşadığı iklim ve coğrafyaya, yerel kültüre ve hayat tarzı ile düşünce yapısına uyum kabiliyeti yüksek olması gerekir. Diplomatların görev yaptıkları ülkedeki insanların akıl ve kalplerine hitap edecek ortak dili bulup konuşabilmeleri, toplumun her kesimiyle iletişim kurarak, günlük hayatın içine karışabilmeleri keza önemli.

Bugün internet çağında pek çok bilgiye oturduğumuz yerden ulaşabiliyoruz. Uluslararası alanda ortaya çıkan gelişmeler hakkında değerlendirmeleri anı anına sosyal medyadan takip edebiliyoruz. Ama hala sahada bulunan, yerelin nabzını tutan, oradaki gerçek havayı soluyan diplomatların analizlerinin politika belirlenme sürecinde önemli destek sağladığını söyleyebiliriz.